Haberlesme Teknolojileri Kümelenmesi olarak, son günlerde korona virüsünden daha hizli yayilan, halki yanlis bilgilendirerek kendilerine faydali olabilecek teknolojilere düsmanlastiracak söylentiler konusunda sizleri aydinlatmak istedik.
5G: Korona Virüsünün Dostu mu Düsmani mi?
Korona virüsünün yayilmasiyla savasta ve salginin zorunlu kildigi sartlarda yasami sürdürme mücadelesinde bütün imkanlar zorlaniyor. Yeni yeni yayilmaya baslayan 5G teknolojisi, bir taraftan virüsü tasiyanlari ayirt edebilen, erisilmesi zor ve tehlikeli ortamlari dezenfekte edebilen robotlari mümkün kilarken, diger taraftan uzaktan egitim, ev ofisi gibi yogun veri trafigi ihtiyacina, insansiz üretime yetisiyor. Ancak, bu teknoloji akla durgunluk veren komplo teorileriyle korona krizini yaratmak ve yayilmasini hizlandirmakla suçlanarak engellenmeye çalisiliyor.
Bu komplo teorileriyle halki inandirmaya çalisilanin aksine, 5G ile korona virüsü ya da baska bir hastaligin iliskisi oldugunu gösteren tek bir bilimsel arastirma yoktur. Aksine, Uluslararasi Iyonlastirmayan Radyasyondan Korunma Komisyonu (ICNIRP) tarafindan bu sene yapilan uzun süreli testler, 5G’nin herhangi bir hastaliga neden olmadigini göstermistir.
Komplo teorileri iki iddia üzerine yogunlasmaktadir: birincisi, 5G’nin bagisiklik sistemini zayiflattigi, digeri ise 5G’nin virüsün hizla yayilmasina neden oldugu yönündedir.
Insanlarin bagisiklik sistemini zayiflatabilecek iyonlastirici frekanslar, morötesi, x-ray ve gamma isinlaridir. Bu isinlarin frekanslari, baslangiçta 6GHz altinda, ilerideki yillarda 26 GHz, en son olarak da 80 GHz civarinda çalisacak olan 5G frekanslarinin 100 mislinden fazladir. Yine bu frekanslarda, fotonlar kansere neden olacak sekilde moleküler baglari ayirabilmek için gereken gücün sadece on binde birine sahiptir.
Ayrica, 5G’nin ilk asamalarda kullandigi frekans araligi olan 2.5-6GHz frekanslarinin kullanimi yeni degildir, uzun zamandir evlerdeki WiFi sistemlerinde kullanilmaktadir. 2001 yilindan itibaren 3G ve 4G teknolojilerine alternatif olarak dünyada yaygin olarak kullanilan WiMAX de ayni frekanslari güvenli bir sekilde kullanmistir.
Virüslerin 5G dalgalari ile yayildigi yönündeki iddia ise bazi bakterilerin birbirleri ile elektromanyetik dalgalarla iletisim yetenekleri oldugundan yola çikilarak öne sürülmektedir. Bu iddia, virüslerle bakterilerin tamamen farkli yapisini yok sayan bir safsatadir. Virüsün henüz 5G olmayan Iran gibi ülkelerde de en az 5G olan ülkeler kadar hizli yayilmasi, ya da 5G’nin yaygin oldugu kuzey Avrupa ülkelerinde hizla kontrol altina alinabilmis olmasi da bu iddialarin geçersizliginin bir göstergesidir.
ODTÜ Ögretim Üyeleri Prof. Dr. Sencer Koç ve Prof. Dr. Ali Özgür’ün paylastiklari Bilgi Notu da “Bilimsel bilgi kaynaklarinin ve mevcut bilgi birikiminin isiginda, 5G Haberlesme Sistemleri ile COVID-19 Salgini arasinda iliski kurmak mümkün degildir.” seklinde sonuçlandiriliyor.
http://odtuteknokent.com.tr/tr/haber/yeni-nesil-5g-haberlesme-sistemlerinin-insan-sagligina-etkileri-hakkinda-aciklama-2
5G, önceki nesillere göre nasil daha çevre dostu bir Teknoloji?
5G’nin birçok özelligi, önceki mobil teknoloji nesillerinden enerji tüketimi ve yayin gücü konusunda çok daha verimli çalismasini saglayacaktir.
Öncelikle, bir kullanicinin elektromanyetik dalgalarindan baz istasyonuna göre çok daha fazla etkilendigi kendi cep telefonlarinin enerji kullaniminin eski nesillere göre yirmide biri olmasi hedeflenmektedir. Bu kazanim için uyku modu basta olmak üzere çesitli teknikler kullanilmaktadir.
Baz istasyonlarinin harcadigi enerji de 4G’nin onda birine inecektir. Yayilan elektromanyetik gücün de azalmasini saglayacak birçok yeni teknikten bazilari sunlardir:
Beamforming (Isin sekillendirme) özelligi, önceki nesillerde antenlerin etrafinda bütün yönlerde yayin yapmak yerine, her bir kullaniciya tek tek ulasmak için gerektigi kadar ve gerekli yönde yayin yapacak, böylece çok daha az güç yayacaktir. Bu teknolojide derin ögrenme teknikleri de kullanilarak isin sekillendirilmesi optimize edilecektir.
Ikili frekans yayini: Yüksek frekansli yayinda kapsama alani düsmekte ve veri hizi yükselmekte, düsük frekansta ise kapsama alani artmakla birlikte veri hizi düsmektedir. Eski nesillerde bir kullanici için bu yayinlardan sadece biri kullanilabilmekte; ya kapsama alani ya da veri hizi verimsiz kullanilmaktaydi. 5G ile kullanicilar için ikili frekans kullanilarak optimizasyon yapilabilmekte, gereksiz güç yayilmamaktadir.
Dolayisi ile 5G teknolojisi önceki nesillerden çok daha çevre dostu olacak sekilde tasarlanmistir.
Türkiye su ana kadarki politikasinda insan vücudunun özümseyecegi maksimum güç ölçüsü olan SAR seviyelerinde Avrupa ve Amerika’daki çok daha korumaci degerlere izin vermektedir. Türkiye’de uygulanacak 5G frekans bantlari seçilirken moleküler biyoloji, genetik, halk sagligi gibi bilim dallarindaki çalismalarin o günkü geldigi nokta degerlendirilerek halk sagligi için de en uygun frekans bantlari seçilebilecektir.
5G teknolojisinde Çin ve Amerika’nin öne geçmek için ticaret savaslarini dahi araci kildiklari unutulmamalidir. Bilimin isigindan ayrilmadan, bu teknolojide üretici olmanin ve önde olmanin gerekliligini tekrar vurgulamak isteriz.
Ilhan Bagören
Haberlesme Teknolojileri Kümelenmesi
Yönetim Kurulu Baskani